Realist Gazetesti - Cevre ile ilgili kose yazilarim...Beste Cubu

2014-03-24 09:18:00

http://www.realistgazete.com/tarimsal-savasimda-kullanilan-ilaclar-ve-olumsuz-etkileri-makale,686.html Devamı

Ekosistem ve İnsan...

2013-04-01 19:15:00

Bu yazım ekosistemi değiştirmek ve olumsuz yönde etkilenmesine yol açma pahasına yapılmış ve yapılmakta olan faaliyetlerden sadece birini gözler önüne serecek. Bilindiği gibi doğada biz insanların varlığından pek de hoşnut olmadığımız varlıklar mevcuttur. Bunların başında yılanlar ve sivrisinekleri sayabiliriz, bu liste uzayıp gidebilir. Bu türlerin varlıklarını tümden ortadan kaldırabilmek için insanoğlu bugüne kadar olağanüstü çabalarda bulunmuştur,başardıkları anda ise yapılan hatanın bedelinin ne kadar ağır ödendiği ortaya çıkmıştır. Hangi konudan bahsediyorum dersiniz?? Tabii ki de bugüne kadar böcekleri ve özellikle sivrisinekleri yok etmek amacıyla doğaya saçılan kimyasallardan bahsediyorum. Bunların başında DDT dediğimiz böcek ve sinek ölümünde olağanüstü etkili olan ilaç gelmektedir. Nedir peki DDT ve ne işe yarar hangi amaçlar için kullanılır?? DDT- Diklorodifeniltrikloretan'ın kısa yazılışı; son derece kuvvetli bir böcek öldürücüdür ve kalıntılarının yaklaşık 15 yıl varlığını sürdürdürdüğü anlaşılmıştır. 1950’li yıllarda yaygın olarak kullanılmaya başlanmış, sivrisinek ve çeşitli böceklerin yok edilmesinde uzun yıllar etkili bir silah olarak yerini almıştır. 1960’lı yıllarda DDT’nin tarımda ve hayvancılıkta da kullanımının hızlıca yer aldığı ve kullanımının artarak insanoğluyla temasının yaygınlaştığı farkedilmiştir. Yapılan araştırmalar besin zincirine giren bu tür böcek ve bitki öldürücü kimyasalların insan vücüdunda depolandığına ve birçok sağlık problemine yol açtığını kanıtlamıştır. DDT böceklerden kuşlara, kuşlardan balıklara ve insanoğluna ulaşmaya başlayınca besin zincirindeki dramatik etkisi ortaya çıkmıştır. Yapılan gözleml... Devamı

Atık kağıt ve kartonların geri dönüşümü

2013-04-01 19:13:00

Biliyormuydunuz? Bugün dünyadaki atık kağıtların yüzde 95i geri dönüştürülse, 20 milyon dönüm ormanlık arazinin kurtarılabileceğini biliyormuydunuz? Atık kağıt nedir? Atık kağıt geri dönüşüm döngüsünde hammadde olarak kabul edilir. Herhangi bir kullanım alanında fonksyinonu tamamlayarak kullanılamayacak halde olduğu için elden çıkarılarak atılan tüm kağıt çeşitleri ve kartonlar atık kağıt olarak kabul edilir. Bunun yanında gazete matbaalarından çıkan hatalı gazete baskıları ve baskı fazlası gazete kağıtları da atık kağıtlar olarak görürler. Buna karşılık tek kullanım için tasarlanmış emici kağıtlar ve hijyen amaçlı kullanılan kağıtlar hijyen ve sağlık nedenlerinden dolayı geri dönüştürelemedikleri için atık kağıt olarak kabul edilmezler. Neden geri dönüşüm? Kağıt geri dönüşümü uygulanabilirlik açısından en kolay olan maddedir. Kağıt ve ambalaj atıkları atık zincirinde büyük miktarda yer alırlar. Bu yüzden geri dönüşümleri çevreye büyük ölçüde fayda getirecektir. Zira üretimi sırasında yok olan ağaç ve doğal kaynakların başında enerji tasarrufu ihtiyacı en aza indirgenecek ve atık olarak elden çıkarılması gereken kağıt miktarı da azaltılarak çöp alanlarının dolması engellenecektir. Sağlıklı bir geri dönüşümün oluşabilmesi için bireylerin koyacağı katkı yadsınamaz. Kağıdın başarıyla geri dönüştürülebilmesi için en öncelikle yeteri miktarda atık kağıdın toplanabilmesi gerekmektedir ki dönüşüm işlemi ekonomik olarak tamamlanabilsin...Buna ek olarak atık kağıtların biriktirilmesi sırasında diğer atık türleriyle temasa girmemeleri ve dolayısıyla kirletilmemeleri gerek... Devamı

Nükleer Enerjiye Var Mısın ,Yok Musun?

2013-04-01 19:02:00

Dünyayı ikiye bölen birçok insanın ve fikrin karşı karşıya gelmesine neden olan, nükleer enerji. Başlıktan da anlayabileceğiniz üzere nükleer enerji sahip olduğu birçok olumlu etki ve toplumlara sağlayabileceği olumlu gelişmeler yanında yol açtığı felaketler ve ölümlerle anılmaktadır. O yüzden bir toplumun nükleer enerjiyi kabullenebilmesi , santrallerin kurulup çalışır duruma getirilmesi, verilmesi oldukça zor bir karar gibi duruyor. Dünyanın birçok yerinde santrallerin kurulması aşamasında destekcilerin yanı sıra birçok protestoyla karşılaşan nükleer santraller Çernobil felaketi sonrası protestoların artması sonucu projelerin rafa kalkmasıyla son bulmuştur. ABD’de 17 yıldır santrallerin yapılmadığı, Çernobil felaketinden sonra 128 santral projesinin iptal edildiği, buna benzer durumların İspanya, İtalya, İngiltere ve İsviçre de de yer bulduğu bilinmektedir. Tüm bunlara rağmen nükleer enerji ve santrallerin yapılmasını destekleyen büyük bir topluluğun olduğu ve çoğu bilim adamının da destek verdiği bir gerçektir. Nükleer enerji yıllar boyunca enerji kaynaklarına bir alternatif olarak görülmüş ve bu yolda çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi enerji kaynakları yenilenebilir kaynaklar(Rüzgar, güneş, jeotermalve su) , fosil kaynakları (petrol, kömür,doğalgaz) ve nükleer enerji olarak kategorilere ayrılabilir. Nükleer enerji ile ilgili çalışmalar yapılırken bunun çok iyi bir enerji kaynak alternatifi olabileceği düşünülmüş ve bu konu üzerinde yoğun çalışmalar yapılmıştır. Peki gerçekten durum bu mudur? Gelin once nükleer enerjiyi tanımlayalım sonra da çevreye karşı olumlu ve olumsuz etkilerinden bahsedelim. ... Devamı

Ormanlar ve Küresel Isınma...

2013-04-01 19:01:00

Bu yazimizin ozlu sözu Yüce Atamızdan... * Ormansız bir yurt, vatan değildir. K.Atatürk * Yeşil görmeyen gözler,renk zevkinden yoksundur.Burasını öyle bir ağaçlandırın ki,kör bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu anlasın. K.Atatürk Bunları biliyormuydunuz? Yağmur ormanlarının %80'i 2000 yılında ortadan kalkmıştır. Bu ormanların 250 hektarında 750 çeşit ağaç, 1500 çeşit çiçekli bitki, 125 tür memeli, 400 çeşit kuş, 100 çeşit sürüngen, 60 çeşit su canlısı,150 çeşit kelebek ve binlerce böcek türü yaşamaktadır. Ve kanser ilaçlarının hammaddesinin %70'i bu ormanlardan temin edilmektedir. Ormanlar bir ülkenin en önemli doğal kaynaklarından biridir. Orman Dairesi’nin verilerine göre şu anda Kuzey Kıbrıs’ta mevcut verimli orman alanının sadece %27.23 olarak belirtilmiştir. Bu da ülkemizin ormanca çok da fazla zengin olmadığını göstermektedir. KKTC Ormanlık sahasının ağaç türleri Kızılçam, Fıstıkçamı, Servi, Okaliptus, Akasya, İbreliler, Yapraklılar olarak sınıflandırılmaktadır. Ormanların en büyük özelliklerinden biri yenilenebilir ve çoğaltılabilir bir kaynak olmasıdır. Ormanlar ekonomik ve ekolojik dengeyi sağlayabilmekteki katkılarından dolayı bir toplum için oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Yer altı ve yer üstü su rejimlerinin düzenlenmesini sağlamakla beraber, erozyonu önlemekte, havayı temizleyerek bulunduğu bölgedeki iklim ve hava koşullarına gözle görünür bir biçimde katkı koyar. Ormansız bir toplumu nefes alamayan, nefes almakta zorlanan bir birey olarak düşünebilirsiniz. Kıbrıs’ın iklim koşulları dolayısıyle orman tahriplerinin üstesinden gelebilecek bir d... Devamı

Ses Kirliliği

2013-04-01 18:59:00

Bu haftaki konumuz hergün yaşantımızı biz farkında olmasak da etkileyen gürültü kirliliği. Bu kirlilik sadece insan sağlığını değil dolaylı ve/veya direkt olarak çevre sağlığını da olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Gürültü veya ses kirliliği olarak adlandırabileceğimiz bu kirliliği kısaca açıklayacasak olursak, istenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen ses olarak tanımlayabiliriz. Kısacası sesin gürültü özelliği taşıması için mutlaka yüksek düzeylerde olması gerekmiyor. Gürültü kirliliğine yol açan nedenler arasında sanayileşme , plansız kentleşme, hızlı nüfus artışı ve elbette bu konuda yeterli eğitimin verilmeyerek halk bilincini geliştirememek ana faktörler olarak sıralanabilir. Bunu daha da detaylandıracak olursak gürültüyü kaynağı ve gürültüye maruz kalan kişilerin aynı çevre içindeki konumlarına ve yayılma oranlarına göre iki ana sınıfa ayırabiliriz. Yapı içi gürültüler ve yapı dışı çevre gürültüleri. Yapı içi gürültelerini yapının içerisinde barındırdığı her türlü elektronik eşya, mekanik sistemler ve hayati faaliyetlerden gelen bütün gürültüler oluşturur. Yapı dışı çevre gürültülerini ise şöyle sınıflandırabiliriz: * ulaştırma gürültüleri(karayolu, deniz yolu, hava yolu ve hava alanı, * Endüstri gürültüleri(endüstri makineleri ve işyeri gürültüleri), * İnşaat gürültüleri (ülkemizde yaygın olarak yaşanılan bir sıkıntı) * Rekreasyon Gürültüleri(çocuk parkları, spor sahaları ,atış poligonları) * Ticari amaçlı gürültüler (eğlence yerleri, yüksek sesle yapılan reklam ve müzik yayınları, P... Devamı

İnsan Sağlığı ve Su

2013-03-29 00:39:00
İnsan Sağlığı ve Su |  görsel 1

İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmek için suya olan gereksinimi kaçınılmaz bir gerçektir. Son yıllarda dünya çapındaki endüstriyel gelişim ve toplum nüfuslarındaki hızlı artış suya olan ihtiyacı da yadsınamaz bir oranda artırmıştır. Dünya nüfusunun hızla büyümesine karşılık toplumların su ihtiyacını karşılayan su miktarında herhangi bir artış olmamaktadır ki bu, suyun önemini ve iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizmektedir. Günümüzde ‘mavi altın’ olarak adlandırılan suyun, bugüne kadar ki yanlış değerlendirilmesi ve kontrolsüz işgali yüzünden su kaynakları yok olma seviyesine ulaşmış ya da varolan kaynaklar kullanılamaz hale getirilmiştir. Tüm bahsettiğim bu etkenlerden dolayı bilim dünyasında gelecek yüzyılda su için çıkması muhtemel savaş kaygıları var olmaktadır. Dünyadaki mevcut her türlü yer altı ve üstü tatlı su kaynakları bilinçsizce sarf edilmiş, kirletilmiş, kaynaklar kurutulmuş ve kullanılamayacak hale getirilmiştir. Bundan dolayıdır ki ileride susuz kalmamak ve insanlığın su ihtiyacını her daim karşılayabilmek adına dünya çapında çeşitli çalışmalar ve uygulamalar aktif olarak devam etmektedir. Yeryüzü kaynaklarının dış etkenlerden ters yönde etkilenmesini engelleyecek çalışmalardan tutun da, temiz suya erişme olanağı olmayan bireylere su sağlama çalışmalarına kadar dayanıyor. Bugün, Afrika’daki birçok insan kullanılabilir durumda olan sulara muhtaç durumda olmakla beraber, kullandıkları kirletilmiş su kaynakları sayesinde de birçok hastalıkla boğuşmaktadırlar. Peki bizler dünyanın başka topraklarında temiz suya erişim imkanı olmadığı için hastalıklı ve sakat doğan çocukların olduğunun, her yıl milyonlarca insanın ayni nedenden do... Devamı

Atık Yağlarınızı Ne yapıyorsunuz?

2013-03-29 00:32:00
Atık Yağlarınızı Ne yapıyorsunuz? |  görsel 1

Bu sorunun cevabı çoğu zaman ya çöpe atıyoruz ya da lavabodan akıtıyoruz oluyor. Halbuki kullanılmış ve atık yağ olarak nitelendirilen bu bitkisel yağların geri dönüşüm ve başka amaçlar için kullanılma potansiyeli olduğundan ne kadarımız farkında acaba? Nedir atık yağ önce onu bir tanımlayalım. Yağlı tank artıkları, yağ – su karışımları ve emülsiyonlar dahil tamamen ya da kısmen mineral yağ, bitkisel ve hayvansal yağ ya da sentetik yağ ve bazıları da çok zararlı olan birçok katkı maddesi içeren kullanılmış, yarı sıvı ya da sıvı materyallerdir. Bunlar arasında yanma motorları, transmisyon ve hidrolik yağlar vardır. Akılları çok karıştırmamak adına bugün sadece evde kızartma yapmada kullanılan bitkisel yağlardan bahsedeceğim.  Atık bitkisel yağlar çevreyi ve sularımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Aslında bireyler olarak bizler sadece evde yemek pişirmek için kullandığımız yağlarla kendi geleceğimize zarar veriyoruz. Bu yüzdendir ki endüstriyel ve diğer tür yağlardan bahsetmek yerine hergün kullandığımız ve zararlarını farkında olmadığımız evsel yağ atıklarına değinmek istedim.   Lavaboya dökülen atık bitkisel yağlar bir şekilde denizlere ve göllere ulaşmaktadır.  Buradan su yüzüne çıkan yağ birikintileri kalın bir tabaka oluşturarak güneş ışınlarının alımını engelleyerek, oksijen alınımını kapatmaktadır.  Böylelikle aslında su dünyasına ve ordaki tüm canlılara hayatları pahasına zarar veriliyor. Bir litre atık yağın kolaylıkla 1 milyon litre suyu kirletebileceğini düşünürsek bu konuda acil olarak gerekli adımın atılması ve önlemlerin alınması gerekir. Ne yapabiliriz?, diyebilirsiniz... Aslında çok kolay. Bunun örneklerini uzaklardan değil, bize yakınbir yerden Türkiye’den vermek isterim. T&uu... Devamı

Gunes Enerjisi

2013-03-29 00:19:00
Gunes Enerjisi |  görsel 1

Elektrik sorunumuza sürdürelebilir bir çözüm daha!!! Güneş Enerjisi!! Güneş sadece ısınmamızı mı sağlıyor ya da yaz boyunca eriyip kavrulmamıza mı neden oluyor? Yoksa sadece deniz kenarında uzanıp güneşten yararlanarak doğal bronzlaşmamız icin mi var?? Ne dersiniz??? Güneş tüm bunların yanında aslında tükenmeyen ,sürdülebilir ve yenilenebilir bir enerji kaynağıdır. Günümüzde birçok ülkede güneş enerjisinin etkili bir şekilde kullanılması ve enerji üretilmesi rüzgardan enerji üretmek kadar gündemde . Modern yaşamda enerjiye olan bağımlılığımız ve ihtiyacimizin her geçen gün arttığı bu günlerde çevreye verdiğimiz zararların farkına varıp , çevreyle uyumlu , sürdürelebilir ve daha temiz enerji kaynaklarına yönelmemiz gerekir. Enerji ihtiyaclarimizi karşılamak için kullandığımız fosil yakıtlar olarak adlandırılan kömür, petrol ve doğal gaz gibi enerji kaynaklarının ekonomik bakımdan pahalı olması, kaynaklarının hızlı bir şekilde azalması ve en önemlisi çevreye verdikleri kalıcı zararlar bilim adamlarını alternatif enerji kaynak araştırmalarına itmiştir. Güneş enerjisi de yenilenebilir, kullanımı etken ve sürdürelebilir bir alternatif olarak önümüze çıkıyor. Güneş enerjisinin farkına varılması ve kullanılmaya başlanması 1980’li yıllardan itibaren görülmeye başlanmıştır. Elektrik, doğal gaz gibi pahalı ve çevre dostu olmayan yöntemlere karşın güneş enerjisi ucuz, çevre dostu bir alternatif olarak evinizde sıcak su elde etmenizi sağlayan kullanıcı dostu bir sistemdir. Genel ısınma işlevi dışında, elektrik üretebilme özelliğiyle de güneş enerji sistemlerinin kullanımı enerji gereksinimlerinizi gidermek için ödediğiniz enerji fatura tutarlarını... Devamı

Kimyasal Atıklar ve Zararları

2009-12-01 02:42:00

    Bu haftaki yazımda gazetemiz manşetlerinde de yer alan çevreye gelişigüzel bırakılmış kimyasal atıklardan, çevreye ve bizlere verdikleri zararlardan bahsetmek istiyorum. Öncelikle kimyasal atık nedir bunun açılımını yapmak ve hangi atık türlerinden bahsettiğimizi anlamamız gerekmektedir. Tehlikeli kimyasal atıklar Çevre örgütü tarafından,insan sağlığına ve çevreye zararlı etkileri olan, ekolojik dengeyi bozan ve bunlarla ilgili risk faktörü içeren atıklar olarak tanımlanmıştır.  Kimyasal atıklar taşıdıkları yanıcı, korozif ,reaktif ve toksik özelliklerinden dolayı tehlikeli kimyasal atıklar olarak sınıflandırılmışlardır.   Peki nelerdir bu kimyasal atıklar, hangi maddeleri kimyasal atık olarak adlandırabiliriz?   Tıbbi atıklar , yağ ve sıvı yakıt atıkları, belli başlı kozmetik ve endüstriyel atıklar ve en önemlisi evde kullanılan bazı ürünler, tıbbi ilaçlar , hatta bazı hobi malzemeleri(ör.fotoğraf makinesi malzemeleri) olarak sınıflandırabiliriz. Bu maddelerden bazılarını listeleyerek bir tabloda topladım ki günlük yaşantımızda kullanımına sıklıkça yer verdiğimiz hangi ürünlerin kimyasal madde ve atık olarak sınıflandırıldığının farkına varalım , kullanırken ve atarken bir kez daha düşünelim.   Evde kullanılan ve kimyasal madde içeren ürünler İlaç dolabı Kendin yap malzemeleri Ulaşım N  Piller N  Enerji tasarrufu sağlayan lambalar/ampüller N  Floresan ışıkları N  Sıvı lavabo-aş ürünleri,çamaşır suları N  Lamba için kullanılan gaz yağı N  Sineksavarlar ve benzeri ilaçlar N  Deodorant ve oda spreyleri   N  İlaçlar N  Civalı termometre N  Enjeksiyon iğneleri N  Boya, vernik,cila,koruyucu boya,ahşap için kullanılan bakım maddeleri,vs.   N  Akü N  Benzin N  Motor yağı, işlenmiş yağ ve fren yağı N  Yağ filtreleri   Tıbbi atıklar kimyasal atıkların en önemli ve bertarafı en zor olan üyesidir.... Devamı

Kimyasal Atıklar!!!

2009-12-01 01:43:00

27 KASIM 2009 tarihli Halkin Sesi gazetesinden.....    Bu haftaki yazımda gazetemiz manşetlerinde de yer alan çevreye gelişigüzel bırakılmış kimyasal atıklardan, çevreye ve bizlere verdikleri zararlardan bahsetmek istiyorum. Öncelikle kimyasal atık nedir bunun açılımını yapmak ve hangi atık türlerinden bahsettiğimizi anlamamız gerekmektedir. Tehlikeli kimyasal atıklar Çevre örgütü tarafından,insan sağlığına ve çevreye zararlı etkileri olan, ekolojik dengeyi bozan ve bunlarla ilgili risk faktörü içeren atıklar olarak tanımlanmıştır.  Kimyasal atıklar taşıdıkları yanıcı, korozif ,reaktif ve toksik özelliklerinden dolayı tehlikeli kimyasal atıklar olarak sınıflandırılmışlardır.   Peki nelerdir bu kimyasal atıklar, hangi maddeleri kimyasal atık olarak adlandırabiliriz?   Tıbbi atıklar , yağ ve sıvı yakıt atıkları, belli başlı kozmetik ve endüstriyel atıklar ve en önemlisi evde kullanılan bazı ürünler, tıbbi ilaçlar , hatta bazı hobi malzemeleri(ör.fotoğraf makinesi malzemeleri) olarak sınıflandırabiliriz. Bu maddelerden bazılarını listeleyerek bir tabloda topladım ki günlük yaşantımızda kullanımına sıklıkça yer verdiğimiz hangi ürünlerin kimyasal madde ve atık olarak sınıflandırıldığının farkına varalım , kullanırken ve atarken bir kez daha düşünelim.   Evde kullanılan ve kimyasal madde içeren ürünler İlaç dolabı Kendin yap malzemeleri Ulaşım N  Piller N  Enerji tasarrufu sağlayan lambalar/ampüller N  Floresan ışıkları N  Sıvı lavabo-aş ürünleri,çamaşır suları N  Lamba için kullanılan gaz yağı N  Sineksavarlar ve benzeri ilaçlar N  Deodorant ve oda spreyleri   N  İlaçlar N  Civalı termometre N  Enjeksiyon iğneleri N  Boya, vernik,cila,koruyucu boya,ahşap için kullanılan bakım maddeleri,vs.   N  Akü N  Benzin N  Motor yağı, işlenmiş yağ ve fren yağı N  Yağ filtreleri     Tıbbi atıklar kimy... Devamı

Dikmen Çöplüğü-II

2009-12-01 01:42:00

  Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi Dikmen çöplük alanı ve benzeri alanlar birçok uygulanabilir yöntemle ıslah edilebilir. Şu andaki durum Dikmen Çöplük alanı ve bu alanın yaydığı olumsuz etkilerden nasibini almış yöre halkının bir başka dene ve gör çalışmasını kaldıracak durumda olmadığını,acilen en etkili ve kalıcı bir çözümün gerekliliğini ortaya koymaktadır. Ayrıca göz ardı edilmemesi gereken bir diğer gerçek Dikmen çöplüğünün ıslahıyla bu sorunun ortadan kalkmayacağı ve atık yönetimi için yurt genelinde kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme olan ihtiyaçtır.   Atık yönetiminde dünya çapında mükemmel sonuçlara ulaşılmadığı ve her koşulda maalesef bir nebze de olsa gömme işlemine ihtiyaç duyulduğu göz ardı edilemeyecek bir gerçektir.Esas amaç gömme işlemine gelmeden birçok materyalin geri dönüşüm ve tekrar kullanımının sağlanması olmalıdır. Atıkların ıslahı için bugüne kadar birçok alternatif yöntem geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Yakma işlemi yapılarak enerji üretimi, buna ek olarak geliştirilmiş atıkları yakmaya dayalı plazma gazlaştırma ve daha birçok alternatif yöntem bulunmaktadır.  Bu yöntemlerin birçoğu sürdürelebilirlik ve çevreye verecekleri zarar bakımından farklılıklar göstermekle beraber bizim gibi küçük toplumlar için oldukça maliyetli ve yatırım işlevliği yetersiz olabilecek özellikler teşkil etmektedir.    Daha önceki yazıda belirttiğimiz Dikmen Çöplüğü ıslahı için uygulanabilecek etkili işlemlerden bahsedecek olursak, en önceki işlem alan zarar tespiti yapılması  ve altyapı hazırlıkları ve analizleri yapıldıktan sonra, çıkan gazın stabilize edilmesi olacaktır. Bilindiği gibi bu bölgeden çıkan gaz iklim değişikliğinde önemli bir faktördür. El Nino gibi olağan dışı doğa felaketlerinde atık alanlarından çıkan gazların büyük bir rol oynadığına inanılmaktadır.   Bundan dolayı, gazın kontrolü, çevreye ve çevre halkına verilen zararın en aza indirgenmesi için oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Organik ... Devamı

Dikmen Çöplügü- I

2009-12-01 01:29:00

  Değerli Halkın Sesi okuyucuları bundan böyle belirli aralıklarla çevre konularıyla ilgili sizlerle birlikte olacağım.  Uzun yıllardır insanlığı tehdit eden en büyük sorunlardan biri haline gelen çevre sorunları ve kirliliği kendisini özellikle son yıllarda iyiden hissedilir hale getirmiştir. Hava, su ve toprak kirliliği yaygın olarak tüm toplumları ve dünyanın genelini etkisi haline alarak insan sağlığı için büyük bır tehlike oluşturmaktadır.  Çevreyle ilgili yöresel ve uluslararası olmak üzere çevre örgütleri oluşturulmuş ve sorunların giderilmesi ve insanlığa olan ters etkilerin en aza indirgenmesi için çeşitli yasal zorunluluk ve uygulamalar getirilmiştir.    Bugün ülkemiz de dünyanın kanayan yarası olan çevre sorunlarıyla boğuşmakta lakin önlem olarak dünya çapında alınan yasa ve uyarılara yeterince ayak uyduralamamaktadır. Bilinen bir gerçek vardır ki Kuzey Kıbrıs’ta toplum sağlığını olumsuz yönde etkileyen birçok sorun bulunmaktadır. Dikmen çöplüğü ve CMC bunlardan sadece gündemin başında olanlardır. Dikmen çöplüğü ve CMC ile ilgili bugüne kadar birçok çalışma yapılmış fakat verimli hiçbir sonuç alınamadığı gibi sorunlar bir türlü giderilememiştir. Öncelikli olarak dikmen çöplüğünü ele alarak başlamımız gerekirse bugune kadar bu konuyla ilgili neler yapılmış veya yapılmamıştır? Basından takip ettiğim kadarıyle özellikle dikmen çöplüğüyle ilgili yapılan tüm çalışma ve ıslah çabalarının sonucunda yetki karmaşası olduğu ortaya konulmuştur. Yapılan çalışmalarda yetki karmaşaşından çok koordinasyonsuzluk oldugu kanaatindeyim. Zira yapılan çalışmalar eğer hep bir arada koordineli ve kontröllü bir şekilde yürütülmüş olsaydı şu anda vatandaşlarımız bu dertten muzdarip olmaya devam etmeyeceklerdi. Yıllar boyu hiçbir ek önlem alınmadan çöpler gömülmeye , yakılmaya ve üzerleri toprakla örtülmeye çalışılmıştır.  Açıkça görülmüştür ki uygulanan bu yöntemler oldukça yetersiz olmuştur. Çöplerin üzerinin örtülmesinin en büyük amacı met... Devamı