Dikmen Çöplüğü-II

2009-12-01 01:42:00

 

Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi Dikmen çöplük alanı ve benzeri alanlar birçok uygulanabilir yöntemle ıslah edilebilir. Şu andaki durum Dikmen Çöplük alanı ve bu alanın yaydığı olumsuz etkilerden nasibini almış yöre halkının bir başka dene ve gör çalışmasını kaldıracak durumda olmadığını,acilen en etkili ve kalıcı bir çözümün gerekliliğini ortaya koymaktadır. Ayrıca göz ardı edilmemesi gereken bir diğer gerçek Dikmen çöplüğünün ıslahıyla bu sorunun ortadan kalkmayacağı ve atık yönetimi için yurt genelinde kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme olan ihtiyaçtır.

 

Atık yönetiminde dünya çapında mükemmel sonuçlara ulaşılmadığı ve her koşulda maalesef bir nebze de olsa gömme işlemine ihtiyaç duyulduğu göz ardı edilemeyecek bir gerçektir.Esas amaç gömme işlemine gelmeden birçok materyalin geri dönüşüm ve tekrar kullanımının sağlanması olmalıdır. Atıkların ıslahı için bugüne kadar birçok alternatif yöntem geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Yakma işlemi yapılarak enerji üretimi, buna ek olarak geliştirilmiş atıkları yakmaya dayalı plazma gazlaştırma ve daha birçok alternatif yöntem bulunmaktadır.  Bu yöntemlerin birçoğu sürdürelebilirlik ve çevreye verecekleri zarar bakımından farklılıklar göstermekle beraber bizim gibi küçük toplumlar için oldukça maliyetli ve yatırım işlevliği yetersiz olabilecek özellikler teşkil etmektedir. 

 

Daha önceki yazıda belirttiğimiz Dikmen Çöplüğü ıslahı için uygulanabilecek etkili işlemlerden bahsedecek olursak, en önceki işlem alan zarar tespiti yapılması  ve altyapı hazırlıkları ve analizleri yapıldıktan sonra, çıkan gazın stabilize edilmesi olacaktır. Bilindiği gibi bu bölgeden çıkan gaz iklim değişikliğinde önemli bir faktördür. El Nino gibi olağan dışı doğa felaketlerinde atık alanlarından çıkan gazların büyük bir rol oynadığına inanılmaktadır.

 

Bundan dolayı, gazın kontrolü, çevreye ve çevre halkına verilen zararın en aza indirgenmesi için oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Organik maddelerdeki bakterilerin doğal ayrışma sürecinde ortaya çıkarttığı gazdaki metan ve karbondioksit içeriginin yüksekliği çevre ve insan sağlığı için çok büyük bir tehlike teşkil etmektedir. Bu gaz yeraltı ve üstü olmak üzere su kaynaklarını, soluduğumuz havayı ters yönde etkileme eğilimindedir. Gaz ekstraksiyon sistemlerinin kurulması ilk adım olmalıdır.  Atık alanına yerleştirilen hortumlar boru hatlarıyla bio-filter dedigimiz iki istasyona bağlanarak gazı stabilize etme işlemi gerçekleştirilebilir. Bio-filter istasyonlarından biri temiz havayı boru ve hortumlar yardımıyla gömülü alana enjekte ederek gömülü alanda sıkışmış gazın temiz havayla karışmasını sağlar ve ikinci bio-filter istasyonuyla geri çekilen karışmış gaz arındırılma işleminden geçirilir. Bu yöntemle havalandırılmış olan gömülü alan 4-10 gün içerisinde oksijensiz ortamdan oksijenli ortama geçmiş olacaktır. Bu yöntem çöplerin kazılarak çıkarılması sırasında ortaya çıkabilecek kötü kokunun ve yayılacak metan gazının çevreye verecegi zararı ortadan kaldırmak için çok etkin ve de gerekli bir yöntemdir. Böylelikle bir sonraki aşama olan çöplerin kazılıp çıkarılması ve ayrışma işleminden geçirilerek iyileştirilmesi işlemine çevreye ve çevre halkına zarar vermeden geçilebilmesi saglanabilmektedir.

 

Bu önemli işlev tamamlandıktan sonra bir sonraki adım yıllardır bilinçsizce gömülmeye devam edilen çöplerin kazılarak çıkarılması, ayıklanması ve kimyasal karakterizasyondan geçirilmesi olmalıdır. Yapılacak olan incelemelere bağlı olarak atıklar gerek yerleşkesinde gerekse  yerleşke dışarısında iyileştirilmelidir. Ayrıştırma işlemi atık materyallerin özelliklerine göre sınıflandırarak ayrılması işlemidir. Bu işlem geri dönüşüm ve tekrar kullanım potansiyeli olan materyallerin belirlenebilmesi ve bu işlemlere tabii tutulabilmesi açısından gereklidir.

Geriye dönüşüm potansiyeli olan demir, kağıt, cam gibi materyaller geri dönüştürme işlemi ve/veya tekrar kullanım icin hazır duruma getirilmelidirler.  Durağan atık dediğimiz inşaat atıkları, toprak, kum vs gibi atıklar ayrılarak tekrardan gömülebilir veya uygun olabilecek herhangi bir sektörde tekrar kullanabilirler. Bu kategorideki atıkların şu ana kadarki uygulamalarda çevreye veya insanlara verilmiş bir zararına rastlanmamıştır.

Uygulamalar her zaman gömme işlemini en az seviyede tutmaya dayalı olmakla beraber gömülecek materyallerin zaruri yani başka alternatif yöntemlerle yok edilemeyen atıklar olunmasına özellikle önem gösterilmelidir. Kimyasal atıklar ve tıbbi atıklar bu sınıflandırma içine girebilmektedir. Lakin bu da bir gerçektir ki şu anda uluslararası çevre kanunlarına göre bu sınıfa girmiş atıklar ön iyileştirmeden geçirilmeden gömülememektedir. Bu atıkların yokedilmesi bir başka alternatif olan yakma işlemiyle de yapılabilir. Tüm bu yöntem ve uygulamalara geçmeden önce en önemli olan etkili bir atık üretim ve kontrol analizinin yapılmasıdır. Böylece hangi atıktan ne kadar üretildiği ve hangi ıslah yönteminin en etkili , çevreye verilecek zararın en aza indirgenerek en düşük maliyetle tamamlanacağına karar verilmesi gerekmektedir.  Atık yönetimi alternatif yöntemler sunarak üzerinden gelinebilecek bir sorun olsaydı şu anda dünya çapında da böyle bir problemden konuşuluyor olmazdı. Atık yönetimi için halkın bilinçlendirilmesi, atık analizi ve yöntem maliyetleri ve yatırım işlevlik analizlerinin yapılması gerekir. Eğer amacımız kalıcı ve sürdürelebilir bir çözüm bulmaksa bu adımları atmamız ve etkin sonuçlara ulaşmamız zaruridir.

 Bu atık alan ıslah işlemi kirletilmiş araziyi temizleme, arıtma ve tekrar kullanılabilir hale getirmemize yardımcı olur. Ayrıca atık alanı belirli düzenlemelerden geçirilerek tekrar kullanılır hale getirilip geri dönüşüm veya yoketme şansımızın en az hatta hiç olmadığı atıkların belirli bir iyileştirilmeden geçirilerek gömülebileceği güvenilir bir alan olma hakkını korur.

 

 Toplum bilinçlendirilmesi

 

Dikmen Çöplük alanın ıslahıyla en büyük çevre sorunu olan atık problemi ortadan kalkmış olmaz. Diğer önemli husus toplum biliçlendirilmesi ve toplumun atık yönetiminde oynadığı rol ve koyduğu büyük katkının vurgulanmasıdır. Bugün birçok ülkede toplumun biliçlendirilmesinde kullanılan en büyük araç atık hiyerarşi tablosudur ki bu tablo bize bireyler olarak atık yönetimine nasıl yön verebileciğimizi çok iyi bir şekilde açıklamaktadır.Aşağıdaki tabloda açıkça görüldüğü gibi, atığı en az oranda üretmek en çok tercih edilen yaklaşım olmalıdır. Böylece atık engelleme ve azaltımında bireylerin koyacağı katkının getireceği pozitif çevresel etkilerin önemi açıkça vurgulanmaktadır.  Bugün tekrar kullandığımız her naylon torba Dikmen çöplüğüne gidip gömülmeyi bekleyen atık miktarını büyük ölçüde azaltacaktır.  Ayrıca geri dönüşüm potansiyeli olan veya dönüştürülmüş ürünleri kullanmak her bireyin sorumluluğu ve geleceğe koyacağı büyük bir katkıdır.  

Uygulanacak her çalışmada toplumun bilinçlendirilmemesi o çalışmanın er ya da geç başarısızlıkla sonuçlanacağı demektir. Bugün eğer geri dönüşüm istasyonları kurup geri dönüştürme işlemine başlansa bile bireylerin bilinçli olarak çöplerini kategorize ederek atmaları yerine depo alanında ayrıştırmaya gitmek verimsiz ve maliyetli işlem olacaktır. Hiçbir çözüm toplumu teşvik ve dahil etmeden başarıya ulaşmayacaktır.

 

 

 

194
0
0
Yorum Yaz