Ormanlar ve Küresel Isınma...

2013-04-01 19:01:00
Bu yazimizin ozlu sözu Yüce Atamızdan...

* Ormansız bir yurt, vatan değildir.

K.Atatürk


* Yeşil görmeyen gözler,renk zevkinden yoksundur.Burasını öyle bir ağaçlandırın ki,kör bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu anlasın.

K.Atatürk



Bunları biliyormuydunuz?

Yağmur ormanlarının %80'i 2000 yılında ortadan kalkmıştır. Bu ormanların 250 hektarında 750 çeşit ağaç, 1500 çeşit çiçekli bitki, 125 tür memeli, 400 çeşit kuş, 100 çeşit sürüngen, 60 çeşit su canlısı,150 çeşit kelebek ve binlerce böcek türü yaşamaktadır. Ve kanser ilaçlarının hammaddesinin %70'i bu ormanlardan temin edilmektedir.



Ormanlar bir ülkenin en önemli doğal kaynaklarından biridir. Orman Dairesi’nin verilerine göre şu anda Kuzey Kıbrıs’ta mevcut verimli orman alanının sadece %27.23 olarak belirtilmiştir. Bu da ülkemizin ormanca çok da fazla zengin olmadığını göstermektedir. KKTC Ormanlık sahasının ağaç türleri Kızılçam, Fıstıkçamı, Servi, Okaliptus, Akasya, İbreliler, Yapraklılar olarak sınıflandırılmaktadır.

Ormanların en büyük özelliklerinden biri yenilenebilir ve çoğaltılabilir bir kaynak olmasıdır. Ormanlar ekonomik ve ekolojik dengeyi sağlayabilmekteki katkılarından dolayı bir toplum için oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Yer altı ve yer üstü su rejimlerinin düzenlenmesini sağlamakla beraber, erozyonu önlemekte, havayı temizleyerek bulunduğu bölgedeki iklim ve hava koşullarına gözle görünür bir biçimde katkı koyar. Ormansız bir toplumu nefes alamayan, nefes almakta zorlanan bir birey olarak düşünebilirsiniz.
Kıbrıs’ın iklim koşulları dolayısıyle orman tahriplerinin üstesinden gelebilecek bir durumda olduğu söylenemez. Sıcaklıkların tüm yıl boyu belirli bir derecede seyretmesi , yaz aylarında yaşanılan dehşet sıcaklık orman yangınlarına neden olabilmektedir. Bu nedenle zaten kısıtlı bir miktarda sahip olduğumuz ormanlarımıza sistemli ve özenli bir şekilde bakmamız gerekir. En önemli ödevlerimizden biri ormanlık alanları koruyabilmek ve genişletebilmek için yeni ormanlık alanların yaratılmasını sağlamaktır. Orman içi yolları yapmak ve en önemlisi toplum bireylerini ormanların yararları ve korunması konusunda eğitmek, bilgilendirmek ve bilinçlendirmek gerekir. Bizim gibi ormanlık alanları piknik alanı olarak kullanmayı alışkanlık haline getirmiş bir toplum için ormanlık bilinçlendirmesinin ve eğitiminin zaruri olduğu bir gerçektir. Bu sayede ormanlık bir alana pikniğe gidip arkada yanan bir orman bırakarak ayrılmalayı bir nebze de olsa önleyebiliriz. Unutmayın! Ormanlarımızın varlığı, nefes alabilmemiz ve sağlıklı bir şekilde yaşam kalitemizi yükselterek yaşamamız için şarttır.

Ormanları tehdit edebilecek unsurlardan bahsedecek olursak..

Orman yangınları bu unsurların başını çekmektedir. Başıboş otlatma, usulsüz ağaç kesimleri, zararlı böcek ve hastalıkların ormanlara yayılması ve kontrölünün sağlanamaması en önemli unsurlardan birkaçı olarak belirtilebilir.

Kopenhag’ta WHO VE UNEP destekli düzenlenen iklim değişiklişi panelinde, iklim değişikliklerinin ormanları olumsuz yönde etkileyeceği vurgulanmıştır. Yükselen sıcaklıkların ormanları kurak hale getirebileceği, bunun da yangınlardan çok daha kolay etkileneceği ve çeşitli böcek ve hastalıklara karşı daha da korunmasız hale gelebileceği vurgulanmıştır. Bu panelden çıkan bir diğer önemli sonuç, Dünya’daki ormanların üçte birinin küresel ısınma dolayısıyla olumsuz yönde etkilenebileceğidir.

Ormanlar küresel ısınmaya karşı olan savaşta çok önemli ve kritik bir rol oynamaktadır. Ormanlar, kömür ve petrolden sonra dünyadaki üçüncü en büyük karbon emisyon kaynağıdır. Bir toplum için oldukça önemli rol oynayan ormanlar, tahrip edildikleri ve bozulmaya uğradıkları anda çok tehlikeli bir emisyon kaynağı görevini üstlenirler.

Ormanları tahrip etmenin küresel ısınmaya yüzde 15 oranında katkısı olduğu gözlemlenmiştir. Özellikle son yıllarda Hindistan ve Brezilya’daki ormanlık alanların büyük ölçüde zarar görmesinin sonucunda bu iki ülkenin karbon emisyonlarında büyük ölçüde artış görülmüş ve en büyük kirleticilerden biri olarak kabul görmelerine neden olmuştur. Ormanlara verilen her zarar küresel ısınmaya olumsuz katkı koymakla birlikte, biyo-çeşitliliği olumsuz yönde etkilemekte, hava kalitesini düşürmekte ve ormanlardan sağlanan tüm yararları ortadan kaldırmaya neden olabilmektedir.

Kyoto Protokol’ünde şu anda ormanların tahrip edilmesini engellemekle ilgili bir maddenin olmaması dikkat çekmektedir. Yapılan araştırmaların ve incelemerin ardından orman tahriplerinin küresel ısınma üzerindeki olumsuz etkileri açıkça ifşa edilmiş ve böyle bir protokolde ormanların korunması için bir yaptırımın gerekliliği vurgulanmıştır. Çeşitli kurumlar bu protokolün ikinci aşamasında orman tahriplerini engelleyecek çeşitli yaptırımların dahil edilmesini sağlamakiçin adımlar atmaktadır.

Kyoto Protokolünün yaptırımlarını beklemeden toplumca bir adım atsak ve ormanlarımızı korumaya ve onları tahrip etmemeye bugünden başlasak gelecek için bir umut ışığı da yaratmış olmaz mıyız?

319
0
0
Yorum Yaz