Realist Gazetesti - Cevre ile ilgili kose yazilarim...Beste Cubu

2014-03-24 09:18:00

http://www.realistgazete.com/tarimsal-savasimda-kullanilan-ilaclar-ve-olumsuz-etkileri-makale,686.html Devamı

Nükleer Enerjiye Var Mısın ,Yok Musun?

2013-04-01 19:02:00

Dünyayı ikiye bölen birçok insanın ve fikrin karşı karşıya gelmesine neden olan, nükleer enerji. Başlıktan da anlayabileceğiniz üzere nükleer enerji sahip olduğu birçok olumlu etki ve toplumlara sağlayabileceği olumlu gelişmeler yanında yol açtığı felaketler ve ölümlerle anılmaktadır. O yüzden bir toplumun nükleer enerjiyi kabullenebilmesi , santrallerin kurulup çalışır duruma getirilmesi, verilmesi oldukça zor bir karar gibi duruyor. Dünyanın birçok yerinde santrallerin kurulması aşamasında destekcilerin yanı sıra birçok protestoyla karşılaşan nükleer santraller Çernobil felaketi sonrası protestoların artması sonucu projelerin rafa kalkmasıyla son bulmuştur. ABD’de 17 yıldır santrallerin yapılmadığı, Çernobil felaketinden sonra 128 santral projesinin iptal edildiği, buna benzer durumların İspanya, İtalya, İngiltere ve İsviçre de de yer bulduğu bilinmektedir. Tüm bunlara rağmen nükleer enerji ve santrallerin yapılmasını destekleyen büyük bir topluluğun olduğu ve çoğu bilim adamının da destek verdiği bir gerçektir. Nükleer enerji yıllar boyunca enerji kaynaklarına bir alternatif olarak görülmüş ve bu yolda çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi enerji kaynakları yenilenebilir kaynaklar(Rüzgar, güneş, jeotermalve su) , fosil kaynakları (petrol, kömür,doğalgaz) ve nükleer enerji olarak kategorilere ayrılabilir. Nükleer enerji ile ilgili çalışmalar yapılırken bunun çok iyi bir enerji kaynak alternatifi olabileceği düşünülmüş ve bu konu üzerinde yoğun çalışmalar yapılmıştır. Peki gerçekten durum bu mudur? Gelin once nükleer enerjiyi tanımlayalım sonra da çevreye karşı olumlu ve olumsuz etkilerinden bahsedelim. ... Devamı

Ses Kirliliği

2013-04-01 18:59:00

Bu haftaki konumuz hergün yaşantımızı biz farkında olmasak da etkileyen gürültü kirliliği. Bu kirlilik sadece insan sağlığını değil dolaylı ve/veya direkt olarak çevre sağlığını da olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Gürültü veya ses kirliliği olarak adlandırabileceğimiz bu kirliliği kısaca açıklayacasak olursak, istenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen ses olarak tanımlayabiliriz. Kısacası sesin gürültü özelliği taşıması için mutlaka yüksek düzeylerde olması gerekmiyor. Gürültü kirliliğine yol açan nedenler arasında sanayileşme , plansız kentleşme, hızlı nüfus artışı ve elbette bu konuda yeterli eğitimin verilmeyerek halk bilincini geliştirememek ana faktörler olarak sıralanabilir. Bunu daha da detaylandıracak olursak gürültüyü kaynağı ve gürültüye maruz kalan kişilerin aynı çevre içindeki konumlarına ve yayılma oranlarına göre iki ana sınıfa ayırabiliriz. Yapı içi gürültüler ve yapı dışı çevre gürültüleri. Yapı içi gürültelerini yapının içerisinde barındırdığı her türlü elektronik eşya, mekanik sistemler ve hayati faaliyetlerden gelen bütün gürültüler oluşturur. Yapı dışı çevre gürültülerini ise şöyle sınıflandırabiliriz: * ulaştırma gürültüleri(karayolu, deniz yolu, hava yolu ve hava alanı, * Endüstri gürültüleri(endüstri makineleri ve işyeri gürültüleri), * İnşaat gürültüleri (ülkemizde yaygın olarak yaşanılan bir sıkıntı) * Rekreasyon Gürültüleri(çocuk parkları, spor sahaları ,atış poligonları) * Ticari amaçlı gürültüler (eğlence yerleri, yüksek sesle yapılan reklam ve müzik yayınları, P... Devamı

İnsan Sağlığı ve Su

2013-03-29 00:39:00
İnsan Sağlığı ve Su |  görsel 1

İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmek için suya olan gereksinimi kaçınılmaz bir gerçektir. Son yıllarda dünya çapındaki endüstriyel gelişim ve toplum nüfuslarındaki hızlı artış suya olan ihtiyacı da yadsınamaz bir oranda artırmıştır. Dünya nüfusunun hızla büyümesine karşılık toplumların su ihtiyacını karşılayan su miktarında herhangi bir artış olmamaktadır ki bu, suyun önemini ve iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizmektedir. Günümüzde ‘mavi altın’ olarak adlandırılan suyun, bugüne kadar ki yanlış değerlendirilmesi ve kontrolsüz işgali yüzünden su kaynakları yok olma seviyesine ulaşmış ya da varolan kaynaklar kullanılamaz hale getirilmiştir. Tüm bahsettiğim bu etkenlerden dolayı bilim dünyasında gelecek yüzyılda su için çıkması muhtemel savaş kaygıları var olmaktadır. Dünyadaki mevcut her türlü yer altı ve üstü tatlı su kaynakları bilinçsizce sarf edilmiş, kirletilmiş, kaynaklar kurutulmuş ve kullanılamayacak hale getirilmiştir. Bundan dolayıdır ki ileride susuz kalmamak ve insanlığın su ihtiyacını her daim karşılayabilmek adına dünya çapında çeşitli çalışmalar ve uygulamalar aktif olarak devam etmektedir. Yeryüzü kaynaklarının dış etkenlerden ters yönde etkilenmesini engelleyecek çalışmalardan tutun da, temiz suya erişme olanağı olmayan bireylere su sağlama çalışmalarına kadar dayanıyor. Bugün, Afrika’daki birçok insan kullanılabilir durumda olan sulara muhtaç durumda olmakla beraber, kullandıkları kirletilmiş su kaynakları sayesinde de birçok hastalıkla boğuşmaktadırlar. Peki bizler dünyanın başka topraklarında temiz suya erişim imkanı olmadığı için hastalıklı ve sakat doğan çocukların olduğunun, her yıl milyonlarca insanın ayni nedenden do... Devamı